9 Nisan 2015 Perşembe

Özdeki soru

Ben kimim, neden buradayım? Şehir oyunu kolay bir oyun değil kolay olmaktan öte oynaması keyif veren bir oyun hiç olmadı. Sabahtan akşama mesai, hırsla işine saldıran azimli bir dünya dolusu insan. Amaç konforumuz, amaç aile kurmak, çocuk yetiştirmek, üretimi şahlandırmak. Başarısızlığa, güçsüzlüğe asla tahammülü olmayan bir sistemin paralı köleleri olarak mutlu olmayı sahip olduklarımızda arayacak kadar cahiliz. Kimin verecek bir kaşık şefkati var kimin kime faydası var iyi bir soru. Faydamız işverenlere daha zengin olsunlar daha çok semirsinler. Bizde evimize yeni bir televizyon alıp mutlu olmaya çalışalım. Yorgun düştüğümüzde gözümüzün yaşına bakmasınlar. Ben bu mesai işini hiç beceremedim. Altından kalkamadım diye de hayatı kendime zehir edecek değilim. Beceremediğimiz şeyleri hemen seçimlerimize yansıtmalıyız bence. Zorlamanın bir alemi yok.

2 Nisan 2015 Perşembe

Karanlıklar Altında

Ben hayatımı nerede buldum. Sokaklardaydım daha gençken daha bitirimken. Bir devlet politikası kurbanı mı olacağım. Cahil kafam bunlara akıl erdiremezdi 17 yaşındaydım başımıza neler geleceğinden habersiz. Bu ülkede doğru bir politik tavır içinde durabilmek insanlığın en üst mertebesi sayın abiler. Milli kelimesinden oldum olası irrite oldum. Altında yatan millileştirilemediklerinden öldürülenler olduğundan elbette. En çok da çocuklar öldü. Sayıca değil ama çocukça.
 Kim yurttaşıyla uyum içinde kol kola olmak istemez ki. Hain, vahşi, ilkel yurttaşlarım bir yanda biz bile diyemediğim biz bir yanda parça parça. Unsurlara bölündük. Mezhebimizce, ideolojimizle, ahlak ve değer sıralamamızla ayrıldık. Ortak bilinç, bir olan akıl yolu bizi bir yerlerde topladıysa buna da şükür. Hakkın hukukun teminatı olabileceği belli kimlik kime aitse onun yanında olmak tek doğru seçimdi. Kimliksizleşmeyi tercih edecekken kimliği karalandığından ona sahip çıkan birileri vardı her azınlığın teminatı kimse ondan yana durmak vicdanımın kabul edeceği tek doğru yol.
 Yerim yurdum hiç belli değil ama yüreğimin ait olduğu bir yer var elbette. Hep oldu şimdiye kadar. Tutunabileceğim bir vicdanım, göstermekten çekinmeyeceğim bir sevgim vardı. Acı dolu bir karanlık ülke bu ülke. Acıyı her dem taze tutmayı ant içmiş bir milli kümenin içindeyim. Nasıl tutunulur bir yüreğe ışıksız bir göğün altında. Benim dersim bu işte maveraün nehir nereye dökülür artık biliyorum. Habersiz giden, gideceğini haber vermeyen hayat ortakları gördüm. Aynı denizin balığı olarak sudan çıkan bir bendim. Benden sonra o denizde kim oltaya geldi hangi balığı hangi yırtıcı yedi tanık olamadım. Duyduklarımla yetinirken çile doldurmayacağıma söz veren bir avcım vardı ama o da yalancıymış bıçağıyla yardı karnımı, ben bir karanlık avcının akşam rıskı oldum. Televizyonuna bir yüz, gündemi yaratan bir eylemci, sisteminin olmazsa olmaz bir parçası haline geldim. Kardeşlerim beni, bizi kullandılar. Babalarımızı ziyan ettiler, ailelerimize hakaret ettiler gene de kullandılar bizi.
Bazen aklıma gelip gidiyor. En iyisi kendini yakmak, bir meydanın ortasında cayır cayır alev almak ölesiye. Görsel bir şenlik ateşi bu. Enseme bir kurşun göğsüme iki devlet mermisi yemeden kendimi yakmak. Sivas ilinde yanan Asaf amcam gibi... yumuşacık sakallarına sarılırdım çocuk portremi çizerken o çakmak çakmak gözleriyle ışıl ışıl bakardı. O yandı ışık oldu. Sıra benim yanmama gelmedi mi. Benden daha genç evlatlar can verirken ben daha neyi bekliyorum. Ömrümü sokakta buldum ben. Ne bir ailenin içinde ne de bir sevgilinin kollarında. En çok bunu istemiştim sevgilimin yatağından çıkmadığım bir ömür. Bana kalırsa bu hiç olmayacak. Sokağa çıkana yasal bir mermi geliyor artık bu hainler bizi yataklarımızda da bulurlar.
Bir gece eylemi ihtirası içindeyim aydınlatabileceğim bir gecenin ışıklı eylemcisi olmak. Sevdiğimin de tanık olacağı geniş kapsamlı bir eylem. Her ilden her santralden gelen elektrik tellerine asılı birer çift pabucum olsun. Tabanları ışıklı ledlerle yanıp dursun. Sonra zamanında cereyana kapılan bir elektrik işçisi çıkagelsin çoluk çocuğuna ekmek götürürken sağ yanı felce kurban giden sol yanı kalp piliyle idare eden emekçi bir işçi tazminatıyla ancak tek kızına çeyiz alabilmiş... bu eylemi sol koluyla bitirsin.
Karanlık ülkelerin ışıklı evlatları olur. Cereyanlar gittiğinde mum ışığında tavla oynarlar analarıyla her düşeşe bir kahkaha patlatırlar mutluluk basit ve anlara bağlı değil midir. Geniş kapsamlı bir kesinti mutlu bir anı engelleyemez ama en geniş zamanlı bir ayrılık her acının temelidir. Ne yurttaşım ne de sevgilim olmadan bir ağaç gibi tekim hür müyüm hayır. Kardeşlerimse ormanlarım, her gün mezarları dolduruyor. Karanlığın altında biz ailesiz, küs ama ışıldayan.