1 Mart 2015 Pazar

Şimdi yeni hüzünlerin zamanı. Umut etmenin bir zamanı olacak ama hüzün daimi olacak. İstediklerimize kavuşsak da dünyada ölüm var. Ölüm oldukça da hüzün hep var olacak. Biz yas tutacağız belki tuttuğumuz yas hiç sona ermeyecek. Ben kimseye değil aşka aşığım. Bunu şimdi itiraf etmeliyim. Karşıma çıkış durumlarına göre ortamın sıcaklığı nemi ve oksijen oranı uygunsa aşık oluyorum. Yani tamamen tesadüf. O akşam karşıma sen çıktın. Bende sana oynadım aradan yıllar geçti kendime gelmeye çalışıyorum. Yıkıldım kalktım yıkıldım kalktım. Defalarca. Hala hayatta olmam bir mucize ama hayatta olmanın pek bir manası yok ne yazı ki. Böyle bir ülkede yaşıyor olmak. Tecavüzcülerin, gaddarların, çetelerin ülkesi. Bu yüzden eşekler adam sayılır sen ben sayılmayız. Bu yüzden seviyoruz sanırız ama aldanırız. Güvenmek isteriz ama nafiledir. Yaşasak ne olur yaşamasak ne olur. Bir aşkı tamı tamına yaşasak. Defalarca vazgeçtim. Onurum gururum kalmadı. Ama hep başa döndüm. Galiba takıntılıyım ben kabul etmeliyim bunu. Bu yüzden profesyonel yardım almalıyım. Beni bu aşktan vazgeçirecek kimse onun  kölesi olacağım hayatımı ona adayacağım. Adam öldür desin öldüreceğim. Yeter ki beni bu acıdan kurtarsın. Coşuyorum bazen işte. Bazen çok özlüyorum bazen çok kızıyorum. Ama kendime. Kendimi bu kadar nasıl alçaltabildim ben. Zizek belki de şunu dese ona hak verebilirdim. "Aşk insanın kendi kendine yaptığı bir kötülüktür" Dünyanın geri kalanı bizi ne kadar ilgilendiriyor? Irak'ta Suriye'de ölen çoluk çocuk seni ilgilendiriyor mu mesela? Sen burada toplu galeyana gelenlerin arasına karışabilirsin ancak. Ne yürekli kadınlar var barbarlara karşı silah tutan. Ne kadınlar var adamların arkasında sonsuza kadar sadakatle duran. Bunlardan hangi birini kendine yakıştıracaksın? Düzenini kurmana yardım edecek olan kimse kendini ona adayacaksın. Bundan sonrası beni ilgilendirmeyecek. Aşkı sana çevirmeyeceğim. Sen aşkın görüntüsü olmuşsun zihnimde bense bir ilüzyon yaşıyorum anladığım kadarıyla çünkü her şey fazlasıyla karmaşık. Bundan böyle yazdıklarım anonim. Herhangi biri değil aşkımı haykırdığım. Bütün bunlar bir mesaja cevap vermemenle alakalı. Bir telefonu açmamanla ilgili. Düpedüz gaddarlık, samimiyetsizlik. Ben kendimi neden kandırıyorum ki hala. Neyin peşinden koşuyorum. Her şeyin birden bire bu kadar anlamsızlaşması yıkıcı olan. Telefonda yaptığım güzel bir konuşma beni nasıl da mutlu ediyor. Bugün alamadığım bir karşılık nasıl da mutsuz ediyor. Benim bu kadar iniş çıkışa tahammülüm kalmamış. Kimselerin peşinden koşacak kadar enerjim yok vaktim artık çok değerli. Şurada yaşayacağım ömrün yarısını zaten yaşamışım. Bundan sonrası benim için güzelliklerle dolu olsun. Varlığın şart değil. Yokluğun da bir şey ifade etmiyor zaten hiç yoktun.
Kurduğum tüm hayaller benim sevgim benim heyecanım hiç birinin seninle bir alakası yok. Asla da olmayacak. Sevmek ne kadar uzun sürüyorsa vazgeçmek de o kadar kısa sürer. Bir kere kendimi kandırdığıma inanmam yeterli olacak. Enayi ben. Saf ruhum, seven ruhum. Cevapsız mesajım. Tanım bu kadar küçük bir neden nasıl da büyük bir yıkıcılığa sahip. İşte yaşadığım işkence. Sorumlusu da kimse değil hele sen hiç değilsin. Sen diyeceğini dedin. Kaşınan benim. Kendi otodestructive halim.  

2 yorum: