14 Mart 2015 Cumartesi

OOOOOF OF

Nicedir sürüyor bu hasret. Günlük diyaloglardan özenle temizleniyor adın. Benden başka kimse duymasın bilmesin artık icap ediyor lakin bu ne saplantıdır derler anlamazlar gül yüzlüm. Biz aşk için yananlardan olmayı seçtik. Hayat bizi bir kenara bıraksın. Temenni ettik ama lüzum dahi yoktu zaten yalnızlığın en nadir örneklerini toplayıp açıyorum yürek sergimi. Hayatın palazladığı karakterlerden biri olayım da öyle çıkayım karşına. Her işine yetişip yorulduğun yere han kurayım ey. Dünyayı idrak etmesem dünya nedir. Öyle sevmişim ki dünya nedir anlamam. Aşık oldum yüreğimden bir gam almam her an isterim ki gökten düşen yağmura denk olayım da yağayım çatına pencerene. Ne büyük hasrettir ne yaman iştir ayrılık. Ne salık verdiler sana da bu kadar el oldun. Kendini kaç kurtar bir sana denmedi. Benim en yakın bildiklerim kopardı benden. Biz neden hiç kendi yolumuzu tayin edemeyiz. İnsan içini dinlemez de dışarıyı dinler. Senden başka kim bilir tüm bu değeri. Kollarında kaç kere hastalandım. Elindeki şefkati benden iyi kim bilir. Kimsede görmedim öyle dokunuş. Sarar iyi eder acıların tümünü o efsunlu dokunuş. O melek çağrısı. İyi olacaksın Ekim duy sesimi. Ben inandım tanrının varlığına sayende. Kadim ruhlar yaratmış nadide döner dolaşır yeryüzüne düşerler. Bizim yanımıza yakınımıza düşenler kuştur birer. Göğsü kızıl ya da başı birer saka.

Tükeniyor ömrüm varsın tükensin belki de acılar hep bitecek. Ne yücedir bu ruh, yaşam bahşedilen her şey zaten ölümsüz değil midir. Seven bir kalbin sonu var mıdır hiç? Derdimi gazellerde uzun havalarda tutuşturur durur oldum derbeder oldum ben çileyi bülbül ettim astım odamın tavanına. Zikrim sen fikrim sen dünyam sen. Kara oluyor geceleri gündüzlerin karası ayrı durmuyor geceden. Gecem de gündüzüm de bir. Rüyalarım ile gerçeklerim birbirinden ayrılmıyor hiç. Kızgınlıklarım ne de nafile ne nafile sözcükler. İnsan kayıplarını arar da bulamazsa yaşam yaşam olmaktan çıkmaz mı. Çoğunluğu yakarış içinde geçen zaman bir arabeske tutunmuş bizlere dert üstüne dert vermez mi.

Mutluluk bahar zamanı açan meyve çiçekleri değil de nedir. Biz bütün dünyanın güzelliğini bir kadına bağlamışız. Bu yüzden kızıyor yeni çağ felsefecileri bize. Mantığı pozitivizmi bir kenara atmak kimin haddine. Benim haddime mesela. Kendime kar çıkarabilecek bir düzen kurmanın derdine düşmeden yaşamak benim haddime. Sen tüm bu ruhsal çıkarımları benden başka kimden duydun. Bırakalım da biraz egom konuşsun. Olmayan egom. Tek düşmanım benim bahçeme izinsiz giren o bihaber alçaklar. Güçsüzlüğümüz baki bizim. Kendimizi bu ruhsuzlardan koruyamadık hiç. Bu sevginin bir benzerini göremeyenler köküne kibrit suyu dökmeye öyle hevesliydiler ki. Ben koruyamadım sağlam durup kendi bahçemi. Yenilgiyi hak ettim. Kırdılar kanadımı kolumu. Olağanüstü bir savaştır benim verdiğim. Mezarıma taşıyacağım bir sevme sanatı. Taşıma da yazsınlar severek öldü daha yaşasa daha sevecekti.

Hiç merak ediyor musun bu adam daha ne kadar sürdürecek bunu. Bir daha sevebilecek mi başka bir ruhu. Elimden gelen hiç mi bir şey yok benim. Gerçekten de yok elimden gelen bir şey. Ben sevginin önünü kapatmaya çalışmam bazıları gibi. Gömmem üzerine bir sunak taşı yapıp kurbanlar aramam kanıyla dindireceğim bu yangını. Ben olduğu gibi bırakıyorum bahçemi. Girip meyvelerimi çalanlara kurabileceğim hain tuzaklar icat edemem. Benim yöntemlerim yok savunmak için. Meyvelerim kime yedirmek isterlerse canlarını ona yediriyorlar. Zehirlemek istedikleri onlara kalıyor. Kim bilir neler oluyor pişmanlıklar aleminde. Aldatıldın yoruldun mu sende benim gibi. Benim talan edilen bahçemin üstüne kurulmaya çalışan bu çirkin ortaklığın ne karması olabilirdi ki. Talancının postu belli yakacağı yer belli.

Ben kimseye nefret beslemedim hayatımda beni kazıklayanlara bile açtım kapılarımı bile bile belki kendiliğinden vicdanları harekete geçerdi. Kazançlarım oldu insanları sevdiğim için. Bazıları anlayamaz dünyanın gönül işlerini. Gönül kelimesinden bihaberdirler ama onlara kolay kanarsın. Sana sunulacak hizmetler, alışverişin dayanılmaz çekiciliği. Tüm bu karlı ortaklık düşüncesi bir yerde tükenir son bulur. Alacağını alan alır gider verdiğinle kalırsın. Anlamazlar incelikten.  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder