2 Mart 2015 Pazartesi

Kimseye kendimi ispatlamak gibi bir derdim olmadığından artık.

Aşk benzersiz bir vuku. Benzersiz bir gaddarlık ve eşsiz bir sevginin yaydığı huzurlu enerji. Aşk kaliteli bir uyku. Başarılı bir yaşam, her anından keyif alınan ve her anı işkence bir paradoks. Ütopyanın ta kendisi. Her ihtiyaca net bir cevap. Kaliteden ödün  vermeyenlerin işi değil aşk. Ota da konar boka da. Bu yüzden hayatınızı mahvetmeden önce iyice bir düşünün derim. Zira hassas insanlardansanız, duygu durumlarınız kırılgan incecik zarlardan oluşuyorsa ve siz gidip ikonlaştırdığınız insana tutkunsanız net bir sonucunuz da yoksa afedersiniz ama düpedüz salaksınız. Gene de kendinizi suçlamayın. Sizin kalbinizi yerim. Üzmeyin tatlı canınızı. Acınız gerçek aşkınızın gerçek olduğu kadar. Aşktan çekilen ısdırap kutsaldır. Böyle bir insana nasihat edilmez, aklı başına gelsin diye uğraşılmaz. Tek bir şey yapılır belki sırtı sıvazlanır, başı okşanır.

Kalp kimsenin sözünü dinlemez, kendi bildiğini okur. Özgürse eğer tabi. Korkusuzdur, şiddetlidir. İstediğini almalıdır insan aşık olduğunda alamazsa dümyanın en büyük acılarından birine kapılır. Bundan daha büyük bir kaybediş yoktur. Böyle bir yenilgiyi kabullenmek bir insanın onurunu kırabilecek en güçlü şeylerden biridir. Yazmakla bitmez tarifi. Okumakla da bitmez. Deneyimleri sonsuzdur. Tadı damağınızda kalabilir, çok tehlikeli. İşte bu yüzden uzak durabildiği kadar durmalı insan. Ya bir gün o telefon v,cevap vermezse ya bir gün kıçınıza tekmeyi yerseniz? Hem de hiç hak etmediğiniz bir biçimde. Deli gibi tutkuyla bağlandığınız birine öfke duymak nedir bilir misiniz? Size aklınızı kaçırtabilir böyle bir durum. Dedim ya bütünüyle bir paradoksun içindesiniz o zaman.

Ne yapmalı ne etmeli düşünüp durursunuz. Düşün düşün boktur işin durumuna gelirsiniz. Düşünmekle bir çare bulunmaz. Muhatabınızın ne düşündüğüdür önemli olan çünkü sizin değil. Sevildiğini istendiğini bilir. Bu onu mutlu eder. Öylesine büyük bir bencilliktir ki sizin mutlu olmanız ya da mutsuz olmanız pek bir şey ifade etmez onun nazarında. İster ki onu hep sevin. Yıllarca kavuşmak isteyin. Kim böylesine büyük bir tutkuyla sevilmek istemez ki. Ben mesela istemem aslında. Beni seven insana karşığını verebileceğimi düşünmüyorsam üzülürüm onun için koşarak kaçarım o sahneden. Ama bazıları var ki kendi sevdiceğimi bu durumdan itinayla tenziye ediyorum; Seven insanla oyunlar oynarlar. Ahlaksızlık budur. Kötülüktür bu. Kötülüğün saf halidir. En büyük günahtır bana sorarsanız. Aşık insanla oyun oynanmaz. Adamı öldürürler. Ağır tahrik vardı denir 3 5 yıla yatar çıkarlar. Burası Türkiye. Kadınların ağır tahrik unsuru kabul edildiği bir ucube cumhuriyeti. Kadın olmak demek başlı başına tahrik unusuru olmak demek.

İşin içine bir de cehalet eklenince gazeteler 10larca 3. sayfa bassalar yeridir. Bir gazetede kaç tane 3. sayfa olur. sadece bir tane ama aslında o haberler binlercesi içinden seçilmiş olanlarıdır. Öyle büyük öyle yığınlarla dolu bir cehalet var ki aklınız almaz. O yüzden de faili meçhul cinayetler politik olanlardan çok aşk cinayetleridir failleri belli olmayan. Kim bilir kaç gölün dibinde kaç beden var sevilip öldürülmüş. Kaç sahipsiz devlet arazisinde kimsesiz yatan kendisinden yıllardır haber alınamayan kadın var bu memlekette. Ben binlerce var diye düşünüyorum. Bu işin peşini bırakın diye tehdit edilen kaç kız anası babası var acaba. Kaç kız anası babası var kan parasını kabul etmiş.

Kızım canım evladım yavrum bak burası böyle bir ülke aman deyim bulaşma. Kırsaldasın kimse bulamaz seni. Şehirde de kırsaldasın bu ülkede. Şehirde de bulamazlar. Aramazlar bile, uğraşmazlar. Çok daha önemli işleri olduğunu düşünürler. Bir kere kafa koparmaktır bu ülkenin kolluk kuvvetlerinin ana odağı. Gayrı meşruyu bulurlar çıkarırlar ve yolmaya başlarlar. O kiatili bulurlar bulmasına. Ya parası varsa bir cesedin üstünü örtebilecek kadar. O katil ceza mı çeker. Olan parasına olur. Sefasını yakalayan sürer o paranın.

Bir de kendi canına kıyanlar var. Canlar var canlarına kıyan. Ben denedim mesela hiç kolay değil ölmek. Sevgilime öldürüyorum kendimi gel buraya demiştim bir keresinde. Bana şöyle demişti: Ölmek kolay değil sana bir şey olmaz. Haklıymış ölemedim. Bunu söylediğini hatırlattığımda sarhoş olduğunu hatırlamadığını söyledi. Doğrudur. Kendisi bir kere sarhoş olmaya görsün. Başına her an her şey gelebilir. Sevgilisini çlüme yollayabilir falan. Hoş benimki de ne iğrenç bir şantaj ne aşağılık bir şey. Keşke sadece buluşacağımız yere gelseydi. İnsan gibi konuşup ne nedir dürüstçe hesabımızı kapatıp yolumuza giderdik. Böyle olunca olmuyor işte. İnsan hatasını kabul edince erdemli oluyor. Yalansa yalan de güzelim. Doğruysa doğru yanlışsa yanlış de. Merak etme seni kötülemem ben. Seviyorum bir kere. Hem de ne sevmek bak. Kaç yıl oldu iki değil mi? Ne hayırlı bir kısmette gözüm var ne de başka bir şeyde. Palazlanayım diyorum da o da olmuyor. Çalışamıyorum işte güçte. Oturup resim yapıp satayım bari diyorum ne dersin? Sen o kolajlarımı beğenmiştin hani. Onları hep dağıttım. Saçma sapan insanlara verdim gittiler. Ben onların alasını yapmaz mıyım sen söyle.

Bu yazıların alasını yazmaz mıyım de bana. Gel ve gör ki adım çıkmış onbeşe inmiyor ki dokuza beşe. Ulan arkamdan kouşanların allah tek tek belasını versin. Kahpeler be! Benim derdim bana yetiyor bir de dedikoducularla uğraşıyorum. Koy hepsinin götüne rahvan gitsinler. Ülkeyi terk edicem. Karalama kampanyası nedeniyle sığınma talep edicem İsviçre'den. Hayat tarzımla yaptığım işin ne alakası var. Sana ne ne yaptığımdan. Sikindirik işini yaptırıyo musun yaptırıyosun. Olmuyo mu oluyo. Daha ne ulan daha ne? Bak kardeşim ben Ekim Mağden tecavüzcü değilim pedofili değilim gayrı meşru kovalayıp para sıvazlamıyorum kafa koparmıyorum orospuluk yapmıyorum etimi satmıyorum, belli bir ahlak anlayışım var yeryüzüne saygılıyım ve çocukları seviyorum. Sana ne benim uyuşturucumdan? Sana ne! Dik alasını yaptım sizin gibi alçakları gözüm görmesin diye yaptım. İlk kazığı kendi ailemden yedim ben. Hiç birinize güvenmediğim gibi. Sermaye sahibi kim varsa hepsinin birer pislik olduğunu düşünüyorum. Sizin gibi millete uyuşmadan katlanamadım. Uyuşunca da katlanamamaya başlayınca bu böyle olmayacak deyip tedavi oldum temizlendim. Şİmdi hala konuşuyor musun utanmadan. Bir küfür ederim ki sana şimdi yiyemeden gidersin.

Neyse sevgilim ya sokayım bu heriflerin aşkının ızdırabına ben. Çok afedersin biliyorum sevmiyosun küfürlü konuşmamı ama bana da hak ver elimden küfür etmekten başka bir şey gelmiyor şimdilik. Ama az kaldı ada göründü. Nassau hisarına bayarığımı dikeceğim. Ulubatlı Ekim olarak tarihe adımı gümüş harflerle yazdıracağım. Yazdırdım bile bence. Ne Kampüsistanmış arkadaş baksana gurur duydum kendimle 10 yıldır aynı diziyi oynatıp duruyorlar ne arayan var ne soran. Ancak taze üniversiteli gençlik mesaj üstüne mesaj atıyor. Abisi o da veterinerlik okuyacakmış iyi mi benim gibi. Tövbe tövbeee. Veterinerlik nasılmış iyi miymiş. Sırtımdan tonla para kazanan yapımcı ve ajans şimdi dönüp yüzüme bakmıyorlar. Resmen ve düpedüz kazıkladılar beni. Çakal çukal olamadık ne yapalım. Paraya ihtiyacımız yoktu o zamanlar üç beş kuruşa sattık yüzümüzü. Meğer ne paralar dönüyormuş ortalıkta da haberimiz yokmuş.Bunlarda utanma denen bir şey de yok.      

Şimdi soracaksın bu blog bana yazılmıyor mu bunların benimle ne alakası var diye. Azıcık kendi derdime düştüm bu sıralar yani en azından bugün. Yaşar Kemal'de öldü zaten. Biraz bireysel takılalım. Hem zaten günün her saati her dakikası sen varsın bende. Biraz nefes alayım bende dedim Başka okuyanlar çıkıyor istatistiklerde. Onlara da bir şeyler anlatayım dedim. Dedim bile. Şimdi kendimize bakalım ama çok iyi bakalım. pilatesimizi yogamızı bırakmayalım, Masajımızı yaptıralım. Hakkaten masajı kim yapıyor yahu? Var mı bu işi beceren birisi benim kadar iyi. Masaj duygu işi güzelim. Hissedicen. nerde ne var. Senin bedenini benden daha iyi tanıyan biri varsa çükümü keseceğim. Varsa söyle vallahi keseceğim. Zaten senden sonra hiç tadı kalmadı hiç bir sevişmenin yatağım bile ikrah etti. Kimseye kendimi ispatlamak gibi bir derdim olmadığından artık. Uğraşamıyorum kimsenin kukusuyla kıçıyla başıyla. Ay iğrenç gerçekten. Akşama bir yazı daha patlatır mıyım patlatırım sanki...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder