28 Şubat 2015 Cumartesi

Haydi hiç başlamamış gibi yapalım. İlk defa tanıştığımız o sergi gecesinde olduğumuz gibi olalım. Ama bana kalırsa ben orada değil başka bir yerde sadece senin gezindiğin bir yerde sana rastlamak isterdim. Kalabalıktan çok uzak bir yerlerde olmak. Bir kuzey denizi olabilir mi ya da yüksek bir dağın güneş gören yüzü. Terk edilmiş bir kulübeye hiç ihtiyacımız olmadan sadece macera için sığınan iki kişi olalım. Birbirimize uzaktan öylece bakıp gülümseyerek şöyle diyelim biz birbirimizi tanımıyoruz ama bu kulübe bizi tanıyor bizi ziyaretçileri olarak kabul ediyor. Biz ki bu kulübeye sığınmış iki yabancıyız. Ne yapmalıyız? Sevmeli miyiz birbirimizi yoksa çekip gitmeli miyiz yollarımıza. Nasıl olacaksa olsun ama bu kulübeyi hep hatırlayalım. Bizi bu kayıp yerde bir araya getiren aynı yere getiren bu kulübeye saklayalım sevgimizi. Birbirimize verecek bir şeyler olmalıydı. Ama sanki bir his var içimizde tükenmiş. Daha evvelce tüketilmiş. Ben her zaman hazırım yeniden sevmeye zaten hiç vazgeçmedim. Tüm sevgileri tüm adanmaları geri çevirdim bu aşk için. Bu saatten sonra kaybettiklerimin çeteresini tutacak değilim. Tuttuğum tek bir hesap var kaybettiğim sensiz geçen günlerin sayısı. Senin yüzündeki ifadeyi biliyorum ve tahmin edebiliyorum.Ya özlemiş olmalısın beni ya da hiç tanımadığın bu adamı bir yerden tanıyorsun sana vereceği acıları önceden biliyorsun. Nasılsa her adam bir acı değil mi. Kim verebilir aradığın mutluluğu sana. Sana bir sır vereyim mi seni daha önce tanıyan biri verebilir. Terk ettiğinde hayatının anlamını yitirmiş biri verebilir. Üzerine titreyerek ağrılarını ovarak, akşam yemeğini hazırlayarak güzel sesinle söylediğin sözcüklerini dinleyip onlara en güzel karşılıkları verecek adam verebilir bunları sana. Peki sen kimsin gerçekten o musun? Galata'daki ceneviz evinin balkonunda seviştiğin o adam mı karşındaki? O güzel bir yılın ardından her şeyin anlamını bir anda yitiren değer verdiği her şeyin bir zaman içinde zaafları ve zayıflıkları yüzünden yok olmasına engel olamayan bu adam mı karşında duran. O ise ne olacak? Bu yapayalnız dünyada biz yalnız değil miyiz? Öyleyiz değil mi bak ay da hilal. İncecik narin bir hilal. Dışarısı soğuk ama yanan bu odun sobası ancak kendini ısıtıyor. Üşüdün mü? Sen çok çabuk üşürsün bilirim. Benim ellerim hep sıcaktır sevgilimin ellerini sıcak tutayım diye. Üşüyen minik ayaklarını sarıp sıcak tutayım diye. Verir misin şimdi ellerini bana. ayaklarını koyar mısın kucağıma ovup ısıtayım diye. Korktuğunu o kadar iyi biliyorum ki hep o narin canını yaktılar. Hep sevmek istedin hoyrat bencillikleriyle kullandılar hayallerini. Korkma yaklaş bana nefesim hala sıcak. Sen varsın ya bu odada benim üşümem olanaksız. Varlığın beni ısıtıyor. Yokluğundaysa her geçen gün ölüme doğru soğuyorum. Bu an benim en mutlu anım. Gel nasıl mutlu olunur sana öğreteyim. Dünya sonsuz bir istekler yuvası. Benim ellerimdeyse yalnızca yalnızlığa çare var. Bu sonu gelmeyen dünyanın aksine iki kişiye yetecek kadar mutluluk var. Senin güzel vaatlere hep inanasın gelir. Hemen aldanma kimseye sonra üzülürsen ben kıyamam. Yeterince yanılmadık mı yeterince yaşlanmadık mı? İşte bu yüzden hangi vaat gerçek hangisi değil artık bunu anlayabiliyoruz her ikimizde. Bizi buraya getiren bir neden var. Bizi buraya ben koydum. Yeniden tanışalım başkaları olmasın etrafımızda diye. Benim düşüm ben tasarladım. Sadece burada olmaktan memnun olup olmadığın önemli. Sanmıyorum ki bu hilalli gece sana beni refüze ettirir. Gerisin geriye gönderir ellerimi. O yüzden biliyorum tutacağımı ellerini. Benim düşüm olduğu için değil umutlarım bu yönde olduğu için. Sen gerçek olanı bilirsin birileri kafanı karıştırmadığı sürece bilirsin. Çünkü bilirim ki zarar görmen çok olağan işte bu yüzden nasihatlere önem verirsin. işte bu yüzden de insanlar tarafından kolayca manuple edilirsin. Beni dinle bu yalnız yerde sana söyleyeceklerim çok önemli. Seni sonsuza kadar sevecek olan benim. Daha önce olanların hiç bir önemi yok artık. Bunlar ne beni tanımlıyor ne de seni. Bunu sende biliyorsun. Benim sevgimi tanıyorsun. Ben her ayın hilal gecesi gökyüzündeyim. Bir köşesinden yakalıyorum onu. Sende diğer ucundan tut.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder